Proje Yöneticisi:

Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu, Koç Üniversitesi VEKAM

Proje Yürütücüsü:

Alev Ayaokur, Koç Üniversitesi VEKAM

Proje’nin Tanımı

Giriş
Ankara, Millî Mücadele’nin başlangıcıyla birlikte tarihsel süreci içerisinde farklı bir dönemece girmiştir. Bu gelişme ile birlikte artık yeni kurulmakta olan ülkenin başta siyasal, sosyal, ekonomik olmak üzere daha pek çok açıdan bir “sahnesi”dir. Mimarisinden eğitimine, sağlık örgütlenmesinden yerel yönetimine Anadolu’nun gelişmekte olan kentlerine aynı zamanda bir “rol model”dir. Mevcut literatür çoğunlukla bu dönemi “Erken Cumhuriyet Dönemi” olarak adlandırır ve araştırmaya konu eder. Ankara, bir ülkenin kuruluşunun araştırma sahasıdır ve pek çok örnek olay ve vaka incelemesine konu edilir.
Mimarlık disiplini, Erken Cumhuriyet Dönemini 1940’lı yıllara kadar getirirken, sosyal bilimlerin pek çok disiplini ise toplumsal etkilerine atıfta bulunarak ve çok partili sisteme geçiş ve Demokrat Parti iktidarının da yarattığı kırılma noktası itibariyle dönemi, çoğu zaman 1950’ye kadar çekmektedir.

1950’li yıllarda, DP iktidarı ile birlikte gelen ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel yapılanma Erken Cumhuriyet Döneminden farklıdır ve sahnesi sadece Ankara değil, etkisi ülkenin tüm kentlerine merkezî olarak sirayet etmektedir. Dolayısıyla bu dönemden itibaren yapılan her “yeni”nin ve “özgün”ün rol model olgusu bulunmadığından literatürde yer bulma sıklıklığı da düşüş göstermektedir. Elbette Erken Cumhuriyet Döneminin ulaşımda, kurumsal ve teknik altyapıda “model şehir” Ankara’ya kattıkları, 50-60 ve 70’li yıllarda ülkeye gelen pek çok yeniliği diğer kentlerden önce deneyimlemiş olmasına yol açmıştır. Bir yandan başkentin planlanmasında öngörülememiş nüfus artışı, sanayileşme süreci, şantiye görünümünde bir kent, Amerikan etkisi ve göç olgusu ile birlikte kültürel kodlardaki dönüşüm bu kez “dönüşen Ankara”yı sınırlı da olsa literatüre kazandıracaktır. Bu dönüşümün yansımalarını dönemin gazete ve dergilerinde de görmek mümkündür. 70’lerin sonuna doğru artan siyasal gerilim 1980 yılı itibariyle hem ülke için hem de Ankara için başka bir kırılma noktası yaratır. Neoliberal politikalar ışığında siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmeler 80 öncesine göre farklıdır ve literatür, bu politik kuramlar çerçevesinde dönemi inceler.

50-80 dönemi biyografi ve anı kitaplarında dönemin kimi tanıklıkları aracılığıyla yer bulmaktadır. Ancak yukarıda bahsedilen farklılıklar gereği 50-80 dönemi olağan ya da sıradan kent yaşamına vurgu yapar. Haliyle hem literatür hem arşivler hem de koleksiyonlar içerisinde sınırlı bir yere ve konuma sahiptir. Bir “mucize” olarak da atfedilen Kuruluş Dönemi, öncelikli olarak arşivlik malzeme değeri taşır, elde edilmesi, saklanması da ayrı bir önem arzeder. 50-80 arası dönem, “nostalji” tanımına uygun öğeler barındırsa da daha ulaşılabilir düzeyde yakın dönem olması, dönemi yaşayan kuşakların halen hayatta olması-çoğunlukla hatıraların sahipleri tarafından tutuluyor ve paylaşılmıyor olması-, döneme ait basılı medya araçları sınırlı da olsa, birçoğuna nasıl olsa ulaşılabilir gözüyle bakılması, kurumsal yapılarda ise sınırlı olarak arşivlenmesi ve arşivlenenlerin de telif ve diğer hak yükümlülükleri sebebiyle paylaşılamaması bu dönemin sistematik ve düzenli bir şekilde arşivlere intikal etmesinin önüne geçmiştir. Bununla birlikte söz konusu dönem unsurları nostalji duyguları yaratmakla birlikte henüz toplumda “müzelik” algısı kazanmamıştır ancak dönem tanıklarının belleklerinde yer etmiştir. Bu “müzelik” olmama durumu eski eser piyasasında henüz “antika” olmama anlamında karşılığını bulur ve döneme ilişkin eserlerin piyasada dolaşıma sunulması konusunda oldukça seçici davranılır. 80 sonrası dönem ise gelişmiş teknolojik altyapının getirdiği iletişim olanakları doğrultusunda erişilebilirlik itibariyle zaten farklı bir boyuttadır.

Bununla birlikte 50-80 arası dönem eski eser piyasasının önemli aktörleri olan sahaflar, antikacılar ve koleksiyonerler tarafından da “kayıp dönem” olarak adlandırılır. İlk dönemin arşiv, müze ve koleksiyonlarda yer bulması ve 80’lerin ulaşılabilirliği karşısında, 50-80 arası dönem henüz gün yüzüne çıkmamıştır. Sahafların tabiriyle “sahibinde saklıdır.”

Proje, “kayıp dönem” olarak tabir edilen Ankara’nın 1950-1980 arası dönemine odaklanmaktadır. Her ne kadar Erken Cumhuriyet Dönemine göre maddi kültür öğeleri ve dönem tanıklıkları itibariyle daha ulaşılabilir bir konumda olsa da giriş bölümünde de bahsedildiği gibi sistematik olarak arşiv ya da müzelere intikal etmemiş olması, dağınık bir yapıda bulunması sebebiyle; gün geçtikçe kaybolmaya, yıpranmaya, daha silik hatırlanmaya maruz kaldığı aşikardır. Bu araştırma projesi söz konusu dönemin kentsel anlatılarını, kentsel öğeler ile ilişkili arşivlik ve “müzelik” olan maddi kültür öğelerini tespit etmeyi ve kayıt altına almayı amaçlamaktadır.

Projenin iki ayağı vardır: Birincisi; 50-80 arası kente dair “belleklerde kalan”ı anı, biyografi, kent tarihi kaynakları gibi ilgili yazında; arşiv ve müze gibi koleksiyonlarda tespit etmektir. İkinci ayağı; dönem tanıkları ile görüşmeler yaparak kentsel anlatılara ve dönem tanıklarının ellerinde bulunan fotoğraflar, efemera, mektuplar ve objeler aracılığıyla dönemin kentsel ortak mirasını yansıtan maddi kültür öğelerine ulaşmak ve kayıt altına almaktır.

Projenin Amacı
• Mevcut yazının/literatürün araştırmaya konu edilen dönem Ankara’sına ilişkin maddi kültür öğesi olarak neyi kayıt altına aldığını tespit etmektir.
• Kentin, kurumsal arşivler tarafından derlenemeyen kaybolma riski taşıyan potansiyel belleğini ve bu belleğin materyal bazında somut kanıtlarını kayıt altına almaktır.
• Kişisel belleklerde kalan dönem Ankara’sına ait maddi kültür unsurlarını tespit etmek ve ilgili yazın ile karşılaştırmaktır.
• Dönem Ankara’sına ilişkin kayıt altına alınan tüm verileri araştırmaya açmak, bu doğrultuda kent araştırmalarına kaynak sağlamaktır.
• Farklı bir koleksiyon geliştirme metodolojisi ile tüm kent arşivlerine örnek olmaktır.
• Kentin örtülü hafızasını gün yüzüne çıkarmak, yeniden hatırlatmak, kentlilik bilincine katkıda bulunmaktır.
• Projenin; sergi, yayın, dijital koleksiyon, çalıştay vb. çıktıları ile elde edilen bulgular ışığında kamuoyunu bilgilendirmektir.

Projenin Hedefleri
Projenin öncelikli somut hedefi 1950-1980 arası Ankarası’nın belleklerde kalan kentsel unsurlarını kayıt altına almak, araştırmaya açmak ve gelecek kuşaklara aktarmaktır. Genel hedef ise toplumda kentlilik bilincinin, her bireyin kente dair ortak mirasını paylaşmaya teşvik edecek şekilde farkındalıkla desteklenmesini sağlamaktır. Proje ve proje çerçevesinde gerçekleştirilecek faaliyetler, kentin mirasını koruma farkındalığının sürdürülebilir kılınmasına katkıda bulunacaktır.

Projenin Hedef Kitlesi
Kamuoyunun, o dönemi deneyimlememiş yaş kesitini o dönemin Ankara’sı hakkında “bilgilendirmek;” dönemi bizzat deneyimlemiş yaş kesiti için ise bir “hatırlatma işlevi” üstlenmektir.
İkincil hedef kitle ise araştırmacılardır. Giriş bölümünde de belirtildiği üzere özellikle arşivlerde henüz gün yüzüne çıkmamış malzemeyi ithafen “kayıp dönem” olarak tabir edilen 1950-1980 arası dönem için araştırmaya açık bir veritabanı oluşturabilmektir.
Üçüncül hedef kitle ise hafıza/bellek çalışmaları yürüten akademik kuruluşlar, STK’lar, merkezler, diğer kurum ve kişilerdir. Bu hedef kitle için örnek bir metodoloji ve yürütme süreci ortaya koymak, yol göstermek hedeflenmektedir.