TARİHİ DOKUMAK: BİR KENTİN GİZEMİ, SOF

16 Eylül 2018
Rahmi M. Koç Müzesi Ankara

Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM), Rahmi M. Koç Müzesi Ankara işbirliğiyle 12 Mayıs – 16 Eylül tarihlerinde “Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi, Sof “ sergisini Ankaralılarla buluşturdu. Ankara keçisinin tiftiğinden eğrilen iplikle dokunan tarihi Ankara sof kumaşını odağına alan sergiyle, Ankara’nın tarihinde çok önemli bir yere sahip bu ticari ürün ve tarihçesi ilgilileriyle buluşuyor. Sergide, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Ankara Etnografya Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi ve Topkapı Sarayı Müzesi koleksiyonlarında bulunan sof kumaşlar ve tiftikten üretilmiş çeşitli eserlere yer verilirken, Ankara’nın 18. Yüzyıla tarihlenen, en önemli temsillerinden biri sayılan, Hollanda Rijksmuseum’daki “Ankara Manzarası” adlı tablonun orijinali de Türkiye’de ilk kez izleyicisiyle buluşuyor.

 

Ankara ve çevresinin toplumsal, ekonomik, kültürel mirasıyla ilgili disiplinler arası araştırma yapmak ve bu çalışmaları desteklemek amacıyla faaliyet gösteren Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi VEKAM, Rahmi M. Koç Müzesi Ankara işbirliğiyle 12 Mayıs – 16 Eylül tarihlerinde Ankara ile özdeşleşen sof kumaşını odağına alan bir sergi açtı. Küratörlüğünü VEKAM Direktörü Filiz Yenişehirlioğlu ve Gözde Çerçioğlu Yücel’in yaptığı “Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi, Sof Sergisi”; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hollanda Ankara Büyükelçiliği, Ströer Kentvizyon, Türk Traktör’ün katkıları ve UNESCO’nun desteğiyle kapılarını açtı.

 

Ankara’nın iktisadi ve sosyal tarihinde çok önemli bir yere sahip olan, 16. Yüzyıl’dan itibaren Venedik, Hollanda, İngiltere, Polonya gibi Avrupa’nın önemli ticaret merkezlerinde ticareti yapılan ve yabancı tüccarları kendine hayran bırakarak Ankara’yı dünyaya bağlayan sof dokumacılığı ve kumaş üretimi 19. Yüzyıl’a gelindiğinde azalarak son bulmuş. Üretimin sona ermesindeki nedenler arasında zaman içinde dünyada gerek tekstil endüstrisindeki değişimler, gerek dış ticaretin önce tiftik ipliğine sonra da ham tiftiğe dönüşmesi, üretim bilgisinin unutulması, Ankara’da üretim yapan dokuma tezgâhlarının azalması, tiftik keçilerinin dünyanın başta Güney Afrika olmak üzere farklı bölgelerde yetiştirilmeye başlanması gibi çeşitli faktörler yer alıyor. Ancak, günümüzde, çeşitli bireysel ve kurumsal projelerle ve üretimlerle tiftiğin dokumacılıkta ve tekstil endüstrisinde değerlendirilmesine katkı sağlanmasına çalışılıyor. Sergide, bu kapsamda, Ankara keçisinden ve tiftiğinden yararlanılarak üretilen güncel tasarımlara ve üretimlere de yer verilmekte.

 

Sergi kapsamında, yönetmenliğini Kerime Senyücel’in yaptığı iki belgeselle, Ankara keçisi yetiştiriciliğinde halen daha önemli bir merkez olmayı sürdüren Ankara, Ayaş ilçesinde bulunan yetiştirme çiftliğindeki tiftik örgü ürünlerin oluşması ve tiftik dokumacılığı geleneğinin kese ve kuşak üretimiyle sürdüğü Tosya’daki tiftik dokumacıları izlenebilirken Turkish Cultural Foundation (TCF) Kültürel Miras ve Doğal Boya Laboratuvarı (DATU)  desteğiyle hazırlanan bölüm ile tiftiğin doğal boyar maddelerle renklendirilmesinde kullanılan TCF-DATU Doğal Boya Koleksiyonu ve bu maddelerle 10 farklı renkte boyanmış tiftik örnekleri de görülebilir.

 

Tarihi Dokumak: Bir Kentin Gizemi, Sof sergisi Ankara’nın kültürel bir değeri olan Ankara sofunu gündeme getirerek, İngilizlerin diamond fiber dedikleri pırlanta gibi parlak tiftik ipliğinden üretilen bu kıymetli ve ipeksi kumaşın gizemli dünyasının kapılarını aralıyor. Sergi, 16 Eylül 2018 tarihine kadar Rahmi M. Koç Müzesi Ankara’da ziyaret edilebilir.

 

gallery
gallery
gallery
gallery
ANKARA BAĞ EVİ