KOLEKSİYON

Ankara Bağ Evi koleksiyonu, 19 yy. ve 20. yy. başı Ankarası’nın mekânsal ve sosyal niteliklerini, dönemin yaşam kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak “bağ evinde yaşam” geleneğini yansıtan günlük hayatta kullanılan etnografik eserler oluşturmaktadır.

Bağ evinin üst katı Osmanlı döneminden Cumhuriyet’e geçiş döneminin bağ evi hayatını yansıtan bir anlayışla tasarlamış ve döşemiştir. Farklı stillerdeki mobilya ve aksesuarların yerleştirilme şekilleri, geleneksel hayat tarzı ile çağdaş hayat tarzının bir arada var oluşunu temsil etmektedir. Bir oturma ve toplanma alanı olan sofanın pencere önlerine zeminden bir basamak yükseklikte boydan boya sedirler konulmuştur. Sedirler, aile büyükleri ve misafirleri, yan yana dizili hazeranlı sandalyeler ise çocuklar için ayrılmıştır. Sofanın orta duvarına üstünde alınlıklı ayna bulunan büyük bir ahşap konsol dayalıdır. Ortada iki büyük pirinç mangal vardır. Yemek odasına, bakır sinili yer sofrasının yanı sıra bir komodin üzerinde gramafon ve goblen kumaşla kaplı iki kişilik ahşap bir koltuk da yerleştirilmiştir. Gündelik hayatta aile fertlerinin bir araya toplanarak vakit geçirdikleri mekan olan oturma odası, aynı zamanda geleneksel müziğin icra edildiği ve taş plaklarda müzik dinlendiği bir alandır. Yatak odasına pirinç karyola, tonet ayaklı ahşap havluluk ile beşikle birlikte tuvalet masası konulmuştur.  

Bağ evinin onarımı ve iç mekanın hazırlanması aşamalarında uzmanlara bizzat yardımcı olan Vehbi Koç Vakfı (VKV) Başkanı Semahat Arsel ve eşi merhum Doktor Nusret Arsel’in bakır koleksiyonunun nadide parçaları, ipek para kesesi koleksiyonları, Osmanlı Çanakkale seramikleri, halı ve kilim koleksiyonlarından özel parçalar teşhir edilmektedir.

Ankara Bağ Evi Koleksiyonundan Örnekler

Semahat & Dr. Nusret Arsel Bakır Koleksiyonu

Çok eski çağlardan itibaren işlenmeye başlayan bakır, özellikle mutfak kültüründe gündelik hayatta yoğunlukla kullanılan eşyalar arasında yer alırdı. Sofra geleneğinde bakır sini üzerine çeşitli yiyecekler konmuş bakır sahan, tas, lenger dizilirdi. Ayran ve hoşaf gibi sıvı içecekler bakır kase ve kupalarda içilir, yemekten sonar elleri yıkamak için leğen-ibrik getirilirdi. Kahve bakır cezvelerde mangal ateşinde pişirilirdi. Bakır aynı zamanda hamam kültüründe de kullanılmaktadır. Hamam tasları ve kil, sabun, kese, lif gibi eşyaları taşımak için kullanılan kildanlar pekçok farklı form ve bezeme ile süslenmiş gündelik hayatın nadide eşyaları arasında yerini almıştır.

Çanakkale Seramikleri

Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde ve merkezlerinde bugün de üretilmekte olan, kısmen sırlı ama genellikle düşük ateşte pişmiş, az dekorlu ve ilginç formlara sahip olan çömleklerin Çanakkale'de oldukça uzun bir geçmişi olduğu anlaşılmaktadır. Genellikle kırmızı hamurlu ve çoğunlukla tek renkli sırla sırlanmış olan bu seramik eşyalar, günlük kullanımdan çok hatıra eşyası olarak işlem görmüşlerdir.

Para Keseleri

Para kesesi; madeni paraların muhafazası, taşınması amacıyla bir dönem, günlük yaşamda sıkça kullanılmış bir aksesuardır.

Para keselerin bir kısmı, tığ, şiş ve iğne oyasıyla, renkli ipek ve pamuk iplikleriyle örülürek ve işlenerek yapılabildiği gibi atlas ve ipek kumaşlardan da yapılabilmektedir. Pek çok bitki, çiçek ve kuş, horoz gibi hayvan motiflerinin yanısıra geometrik desenler ve pul, boncuk gibi işlemeler ile süslenmişlerdir. El sanatları açısından oldukça özgün olan para keseleri geleneksel olarak gelin ve damata çeyiz hediyesi ve yeni doğan çocuklara da içerisine para konup armağan olarak sunulurdu.

Bağ Evi dijital koleksiyonlarından örnekleri tarayabilirsiniz.

Semahat & Dr. Nusret Arsel Bakır Koleksiyonu
Çanakkale Seramikleri
Para Keseleri
VEKAM